Röportajlar’ Kategorisi için Arşiv
Fatih Erkoç Seher Yelini anlatıyor
01 Mart 2010 Yazan adminTürk pop müziğinin güçlü ve sevilen seslerinden Fatih Erkoç bu kez kendine haz bir yorum getirdiği türkülerle karşımızda.Sanatçı albümünde çok sevilen türkülerin yanı sıra sözü ve bestesi kendine ait olan türkülere de yer verdi. Albümün mix mastering’i iskender Paydaş tarafından yapıldı.
Klasik batı müziğinden caza kadar müziğe her anlamda dokundunuz. Peki Fatih Erkoç kendini türkülerle nasıl buldu?
Hep eksikliğini hissettiğim bir şeyi paylaşıyorum bu albümde. Bu eksikliği keşke daha önce giderebilseydim. Norveçten döneli 23-24 sene oldu. Keşke bu albümü 10 sene önce çıkarabilseydim diyorum çünkü çok yakın bir örnek vermem gerekirse dün gece yattım ve yatağımda kendi kendime mırıldanmaya başladım. Kendi kendime söylerken bile o kadar zevk aldım ki, bir de bu harika türküleri sahnede orkestrayla herkesin önünde karşınızda insanlar sizi dinlerken seslendirmek kim bilir ne kadar keyifli olacak. Çok büyük bir haz verecek bana. Türküleri söylerken benim aldığım hazzı dinleyenlerinde almasını umut ediyorum.
Bu projenizin özel bir amacı var mı?
Amacım uzun yıllardır anlamlarını, anlatımlarını yaşayarak dinlediğim, açıkcası kelimelerle tarif etmekte zorlandığım, samimiyeti ile kendilerini benzersiz kılan türkülerimizin benden yansımasını paylaşmaktı.
Dünyada etnik müzik dendiği zaman her coğrafyanın tadlarını barındırdığını görüyoruz. Türküleri ,enstrümanlarımızı bu yelpazenin neresinde görüyorsunuz?
Bazı arkadaşlarımız zannediyorum, Sertab mesela İngilizce bir türkü albümü yaptı. Maalesef dinleme fırsatım olmadı. Bu tarz bir çalışmayla dünyaya hitap etme şansı oldu mu bilmiyorum. Aslında buna çok inanmasam da denemekte fayda olduğunu düşünüyorum. Sertab bunu denemiş başarılar diliyorum. Türkçe olarak dünyaya nasıl tanıtırız bilmiyorum ama kendi adıma konuşmam gerekirse ben bu albümde armonize ederek üç sesle söyledim türküleri. Basit bir şekilde armonize ederek seslendirdim,dolayısıyla bir yabancının çok yabancılık çekmeyeceği bir tarzda söyledim. Çok fazla gırtlak nağmeleri yok çok güzel bir çizgisi var. Tabi ki kimliklerini çok bozmadan kendi penceremden böyle sıcak bir bakışla algıladım türküleri. Kimilerinin dediği gibi “Fatih Erkoç ne yaparsa iyi yapar”… Herhalde bunlar da o anlamda iyi oldu. Yurt dışında da böyle bir açılım gerçekleştirme şansım olursa bundan çok mutlu olurum. Türkülerle Türkiye’yi temsil etmek çok hoş olur. Zaman zaman otantik müzikleri, etnik müzikleri kabul eden yabancı ülkeler televizyon kanalları var inşallah bunları oralarda seslendirme şansımız olur.
Albümünüzde söz ve bestesi size ait olan “Of Deme Bana” şarkısını albüm için özel olarak mı hazırladınız yoksa eskilerden, arşivinizden bir çalışma mı?
“Of Deme Bana” önceden hazırdı.Özellikle bu albüm için yaptığımı söyleyemem. Hani ben bu albüm için bir türkü yapayım fikrini sipariş gibi algılasam da olabilir aslında hatta 1-2 tanesi onun gibi bir şeydi. Üç türküden ili tanesi böyle olabilir çünkü biri 1975′te Norveç’e gittiğim zaman ilk bestelediğim şarkılarından biriydi türkü çizgisinde olan; Karacaoğlan’ın sözlerinden “Bir Yiğitte Bir Güzeli Severse”. Diğer iki türkü de Karacaoğlan’ın şiirlerinden bestelendi. O sözleri okurken elimde de gitar varsa doğal olarak böyle bir melodi çıkıyor ve ben de onu besteliyorum.
Pop müzikte sürekli bir üretim söz konusuyken neden türkülerde üretim yok denecek kadar az ? Türkü yapabilmek için hangi duygular ya da bilgiler gerekli sizce?
Öncelikle duyguyu yerine koymak gerekiyor.Hatalı da olabilirim yeteri kadar geniş bir araştırma yapmadım kaç yeni türkü var bilemiyorum ama muhakkak bunu yapan arkadaşlar vardır hangi çizgideler onu da bilemiyorum. Ama yapanlar var onlardan bir tanesi de benim ve ilham geldiği sürece yapmaya da devam edeceğim ama yenileri yapılmasa bile eskileri yaşatmak lazım çünkü Anadolu’nun müziği Türk müziği ve Türk nüfusunun da çoğu Anadolu’dur.
“Seher Yeli” albümünüzde çok bilindik anonim türkülerin yanı sıra Yunus Emre,Karacaoğlan gibi halk ozanlarının şiirlerine de yer verdiniz? Bu seçiminizi bu topraklara kültürel anlamda emeği geçmiş büyük insanlara bir çeşit vefa olarak değerlendirebilir miyiz?
Bütün albüm bence vefa örneği. Çünkü müzik piyasasının bu kötü ortamında satışların olmadığı bir ortamda böyle bir albümü yapmak çok akıl karı iş değil rizikolu bir iş. Müziği devam ettirmek zorundayız, değerlerimizi korumak zorundayız, bu rizokoyu almak zorundayız. Bu değerleri korumak adına bir şeyler yapıyor olmamız şart. Bunu biz yapmazsak kimse yapmaz ben bunu gerçekleştirdiğime inanıyorum ve keyifle yapıyorum.
Albümünüzde en sevdiğiniz Türkü hangisidir?
Ben romantik bir insanımdır. Çok hareketli türküler olmasına rağmen ağırlardan bir isim ilk olarak aklıma gelen “Oy Benim Sevduceğum”dur. Dinlerken söylerken çok etkileniyorum. Bir başka sevdiğim türkü ise Antep türküsü ama hızlılar da çok güzeldir.
Genç nesil türkülere biraz uzak kaldı sanki. Çok sayıda genç dinleyiciniz olduğunu biliyoruz albümünüz aynı zamanda gençleri türkülerle tanıştırma projesi olabilir mi?
Kaç bin kişi olur bilmiyorum ama binlerce, on binlerce genci türküye yakınlaştıracağına inanıyorum. Yeter ki albümleri dinleme, satın alma fırsatları olsun ve dijital platformlar bunun için bir şans belki de. Zamanında Hıncal Uluç şöyle yazmıştı “Siz operayı klasik batı müziğini cazı sevmiyor olabilirsiniz ama dinleyin bir kere iki kere, üçüncü kez dinlediğinizde mutlaka dinlediğinizden öğreneceğiniz şeyler olacaktır”. Bu sabrı göstermek lazım. Biz insan olarak ne istiyoruz? Daha mutlu insanlar, daha mutlu toplumlar olmak istemiyor muyuz? Daha mutlu olmak için çağdaş olmak gerekmez mi? Peki bunu nasıl yakalayacağız nasıl başaracağız? Farklı,nitelikli müzikler dinleyerek, nitelikli sanat eserlerine hayatımızda daha çok yer vererek.. O yüzden gençlerimiz daha çağdaş daha mutlu olmak adına çok farklı müzikleri belki sevmeseler de dinlemeliler diye düşünüyorum.
Yeni pop şarkılarınızdan oluşan bir albüm yakın zamanda dinleyebilecek miyiz? yoksa daha zamanı var mı?
Benim müzikten pop müzikten uzak kaldığım pek söylenemez. 2009′da bir caz albümü çıkarttım, üretmeye devam ediyorum ve çok farklı şeyler üretiyorum. 2007′de çıkardığım “Kör Randevu” sonrasında Kerem Görsev’le birlikte bir caz albümü çıkarttık onun üzerinden bir sene geçmeden türkü albümü yaptım yine bir sene geçmeden inşallah pop single çalışmamız olacak onun da ardından kısa bir süre sonra bir sanat müziği albümü yapacağız. Daha sonra da bilindik sevilen şarkılara yer vereceğimiz senfonik şarkılar albümü yapacağız. Yüzümüzü eskitmeden hepsini yapacağız. Beni takip etmeye devam etsinler!
Popularity: 10% [?]
Ziynet Sali’yle Rüyasını konuştuk
01 Mart 2010 Yazan adminYeni yıla Sinan Akçıl imzalı “Rüya isimli single çalışmasıyla giren Ziynet Sali ile listelerde hızla tırmanan şarkısını ve gelecekte hayata geçireceği projeleri konuştuk.
| Yeni albümünüzün hazırlıklarını sürdürdüğünüzü biliyoruz. Neden “Rüya” şarkınızı albümünüze saklamak yerine kısa aralıklarla iki single yayınlamayı tercih ettiniz?
“Rüya” öncelikle bizi çok heyecanlandırmıştı. Üretkenliğimizi pekiştirerek güncelliğimizi korumak için ve şarkıyı bekletmeden, bir an önce sevenlerimle paylaşmak adına single olarak yayınlamak istedik. |
| Yüksek tempolu ve isyankar bir şarkının ardından, duygusal ve teslimiyetçi slow bir şarkıyla çıkış yapmak özel bir tercih miydi?
Bu çalışmayı yeni bir çıkış iddiasıyla yapmadık. Bu tadlarda bir şey yapmak istediğimi Sinan Akçıl’la paylaştım ve bu şarkının tavrı ve duygusu beni çok etkiledi. Albüm çalışmaları sırasında sessiz kalmak yerine bu single’ı dingin duru ve bana hissettirdiği huzurlu haliyle sunmak, paylaşmak istedim. |
| Kısa bir süre önce “Rüya”nın klibiyle ekranlara gelmeye başladınız. Nasıl bir çalışma oldu ve kimle çalıştınız?
Her zamanki gibi çok keyifli bie çalışma oldu, çünkü yine Murat Küçük’le çalıştık. “Herkes Evine”den beri bütün kliplerimde Murat’la çalıştığımız için birbirimize o kadar alıştık ki sadece klip çekmek için klip çekmiyoruz. Tüm enerjimizi düşüncelerimizi ortaya koyup nasıl en güzeli ve yakışanı yakalarızı düşünürken çok keyifli paylaşımlar yaşıyoruz ve hem klip öncesinde hem de klip sonrasında da mutlu oluyoruz. |
| Sırada albüm mü var yoksa yine bir single ile mi karşımıza çıkacaksınız?
Artık sırada yeni bir albüm çalışmamız var. |
| Hazırladığınız albümle ilgili kesinleşen başka detaylar varsa paylaşabilir misiniz?
Şu an da üç şarkımızın demosu hazır. Bu şarkılardan ikisi yine “Rüya” ve “Herkes Evine”de olduğu gibi Sinan Akçıl’a ait. |
| Sezen Aksu’nun hem eski hem de sıfır şarkılarını yorumladınız. Sezen Aksu şarkıları Ziynet Sali albümlerinde olmaya devam edecek mi?
Kesinlikle evet. Sezen Aksu şarkıları yorumlamaya devam etmek istiyorum. |
| Bugüne kadar hiç sizin söz veya beste çalışmanız oldu mu? Eğer olduysa bunları kendi albümünüzde değerlendirmeyi düşünüyor musunuz?
Maalesef diyerek başlayacağım bir cümle olacak çünkü bugüne kadar söz ve müzik için özel olarak zaman ve konsantrasyon harcamadım. Her şeyin bir zamanı olduğuna inanırım ve umarım ilerleyen çalışmalarım içinde benim de kendi iç dünyamın melodileri olur. |
| Bu single’ın ardından konserler başlayacak mı yoksa albüm çalışmalarına mı yoğunlaşmayı planlıyorsunuz?
Bu single öncesi de çok yoğun konser ve programlarım vardı. Sonrasında da yoğun albüm ve sahne çalışmaları paralel olarak devam ediyor. |
| İleride eğitimini aldığınız Türk sanat müziği eserlerinden oluşan bir albüm hazırlamak kariyer planlarınız arasında mı? Bunun haricinde deneysel çalışmalara da sıcak bakıyor musunuz?
Kesinlikle Türk müziğiyle ilgili çalışma planlarım var. Deneysel çalışmalara da her zaman sıcak bakıyorum ve farklı projeler üretmek isterim. |
| Yunanca şarkıları da başarıyla seslendiriyorsunuz, yakın dönemde bununla ilgili bir projeniz olacak mı?
Evet, Suat Ateşdağlı’nın hazırlıklarını sürdürdüğü albümde ‘Sen Gelmez Oldun’ u Yunanca sözlerle yorumluyorum. |
Popularity: 3% [?]
Bülent Ersoy’u misafir etti
01 Mart 2010 Yazan adminEbru Gündeş, bu yıl Günay’da gerçekleştirdiği dördüncü ve son galasında Bülent Ersoy’u misafir eti.
Gündeş’in evliliğini kutlamak için Günay’a gelen Ersoy, sanatçının ısrarı üzerine sahneye çıkarak ‘Dönülmez Akşamın Ufkundayım’ı okudu. Ersoy, yoğun istek üzerine ‘Biz Ayrılayız’ı da seslendirdi. Bülent Ersoy sahnedeyken Ebru Gündeş vokale geçti. Her iki sanatçı da sahnede birbirlerini iltifat yağmuruna tuttu. Konserinin ilk bölümünde Cavalli, ikinci bölümünde ise El Saab’dan birer kostüm giyen Ebru Gündeş çıkışta Tarkan’ın uyuşturucu kullandığını ihtimal vermediğini. İftira olabileceğini söyledi. Gündeş, ‘Eşininizle Mavi Tur’a çıkıcağınız söyleniyor’ hatırlatması üzerine esprili bir şekilde ‘Hava soğuk’ dedi.
Bülent Ersoy’da Günay’dan ayrılmadan önce basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Ersoy, ‘Ebru Gündeş benim çok yakınım. Çok sevdiğim bir insandır, hakikaten çok iyi bir çocuktur. Ben onu evliliğinden dolayı kutlayamadım. Onu bizzat
kutlamak için programına geldim. Gecenin finalinde bana kaç vereceksiniz dedi. On üzeri ondu’ dedi.
Ersoy, Demet Akalın’ın Sibel Can için internette yazdığı ‘Hala dansöz’ açıklamaları hakkında ise ‘Pek şık olmadı bu açıklamalar. Sibel çok iyi huylu bir çocuktur. Öteki de öyledir ama bazen böyle çıkışları vardır. Neden bunu yaptı bilmiyorum ama Sibel bunu hak etmedi. Bu konu hakkında bizzat
kendisi ile görüşeceğim. Ne konuşacağımı bilmiyorum, henüz tasarlamadım. Ben hepsinin ablasıyım. Çok keskin konuşmayacağım, çünkü iki arkadaşı birbirine
düşürmek istemiyorum. Yanlış konuştuğunu kendisine bizzat söyleyeceğim. Bunun bedeli bu kadar ağır olmamalıydı’ diye konuştu
Bülent Ersoy, Tarkan’ın uyuşturucu kullandığı için göz altına alınması hakkında ise ‘Biliyorsunuz ben sekiz sene yasaklıydım. Bu süre içersinde bile hiç böyle şeylere gerek duymadım. Aynı yere otururdum, oturduğum koltuk çöktü ama hiçbir zaman böyle şeylere ilgi duymadım. Çocuğumuzun da ne şartlar altında bunlara ilgi duyduğunu bilemiyorum. Yurt dışında yaşamasıyla bir ilgisi yok. Anladığım kadarıyla o burada olmuş bir iş. Çevresiyle birlikte burada alıştırılmış. Onun gibi zirvenin en ucunda ki bir starın böyle şeylerden zevk alması ya da medet ummasına ben karşıyım. Tarkan, Sezen Aksu, Bülent Ersoy ya da Ajda Pekkan o maddelerden güç alamazlar. Biz zaten güçlüyüz. O çok temiz bir beyefendi ve hangi şartlar altında oraya itildi onu araştırmak lazım. Bence bu işin içine düşmesinin nedeni çevresi ve yapay dostluklarıdır. Kimseyi öldürmemiş, zarar vermemiş ayrıca bu mevzuda satıcı olarak temin etmemiş’ yorumunda bulundu
Yanağında ki ruj izi ile dikkat çeken Ersoy, Ne zaman bir beyfendiyi sizi öperken göreceğiz sorusu üzerine kendine özgü kahkasını attı ve, ‘Keşke,
Allah söyletiyor. Gelsinler öpsünler. Nerde o günler’ dedi. Ünlü sanatçı, ‘Böyle çok nadir gecelerde ortaya çıkarım ama beni hiç kimse bir hafta
biriyle, başka bir hafta biriyle görmemiştir, göremez. Zaten gündelik bir aşk hiç yaşamam’ dedi.
Bülent Ersoy, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın açılım toplantısında dile getirdiği istekleri hakkında ise şöyle konuştu; ‘Kulaktan dolma olunca, bir
kelimeye bir kelime daha eklenince anlam değişiyor. Ben başbakanla dokularımızın pek tutmadığını düşünüyordum ama tanışınca bu düşüncem
değişti. Gerçek sanatkarlar madem bu kadar önemli, o zaman onlarında şarkıcılardan ya da Ayşelerden Fatmalardan bir ayrıcalığı olması lazım. Ben
mütavazi olamayacağım. Sonra dediler ki Emel Müftüoğlu, ‘Burada bunların söylenilmesi gerekmez’ demiş, ben duymadım. Ben bu açıklamaları yaptıktan
sonra yanlış bir şey söylediğini anlayacaktır’
Popularity: 3% [?]
Kadınlar için dev buluşma
01 Mart 2010 Yazan adminHürriyet, aile içinde şiddete maruz kalan kadınlara destek sağlamak amacıyla başlattığı “Aile ıçi şiddete Son!” kampanyası kapsamında, iki yıl önce “Aile ıçi şiddet Acil Yardım Hattı”nı hizmete soktu.
Bu kez erkekler sahnede
Geçtiğimiz yıl, bu oluşuma katkı sağlamak amacıyla “Güldünya” adlı bir konser düzenlendi. Töre cinayetine kurban giden Güldünya Tören’e ithaf edilen konserde, Türkiye’nin en güçlü kadın sesleri sahneye çıktı. Güldünya konserinin ikincisi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde düzenlenecek. Ve bu kez sahnede Türk müziğinin en ünlü erkek sanatçıları olacak.
Konserde kimler olacak
İkinci Güldünya konserinde Cihan Okan, Ferhat Göçer, Kenan Doğulu, Mirkelam, Mustafa Ceceli, Teoman, Yalın ve Yüksek Sadakat sahneye çıkacak. Sanatçılar, şiddet mağduru kadınlar için hep bir ağızdan “Aile içi şiddete Son!” diyecek. Most Production imzasıyla ıstanbul Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde yapılacak konserde sanatçılara yine Behzat Gerçeker yönetimindeki ENBE Orkestrası eşlik edecek. Konserden elde edilecek gelir, Aile ıçi şiddet Acil Yardım Hattı’na aktarılmak üzere Aralık Derneği’ne bağışlanacak.
Popularity: 3% [?]
Şebnem Ferah
21 Ocak 2010 Yazan adminŞebnem Ferah
Şebnem Ferah, 6. stüdyo albümü ”Benim Adım Orman”ın dinleyicilerine ulaşmasıyla birlikte, ilk etapta İstanbul, İzmir ve Ankara’da olmak üzere müzikseverlerle buluşacak.
Konserlerinde; klavyelerde Ozan Tügen, gitarda Metin Türkcan, bas gitarda Buket Doran, davulda Aykan İlkan ve geri vokalde Ceren Akyıldız’dan oluşan grubuyla birlikte, yeni albümünden ve eski albümlerinden şarkılarla özlenen performansını sergileyecek.
9 Ocak İstanbul – Bostancı Gösteri Merkezi
Kapı Açılış:19.00 Konser Başlangıç :21.00
25 Ocak İzmir – Atlas Pavyon
Kapı Açılış:16.30 Konser Başlangıç :18.30
22 Ocak Ankara – Anadolu Gösteri Merkezi
Kapı Açılış:18.00 Konser Başlangıç :20.00
Popularity: 3% [?]









